‘Haber’ kategorisi için Arşiv

Yemekteyiz :)

Cumartesi, 26 Aralık 2009

Kurumsalseo.com R10 lida fx15 pohudey zayıflama ekibi ile yemekteyiz biz de. :) Bu haftaki yemekteyiz programı sonuna en çok sevindiğimiz programlardan biri oldu. İlk yarışmacı olan canan hanım ilk gün gayet kibar neşeli bir hanımken ilk gün geçince dişlerini göstermeye başladı. Erhan bey de ise bir ego tatminsizliği vardı. Dilan hanım yarışmanın en sa ve temiz duyguları olan sosyetik katılımcısıydı. Orhan bey gayet sempatik ve kibar bir yarışmacıydı. Funda hanım ise yarışmada koca arayan beyan olarak tanınsa da çok neşeli ve tatlı bir bayandı. Erhan bey görülen o ki kadınlar tarafından çok reddeilmiş. O yüzden dilan hanıma birşeyler öğretme çabasındaydı. Aptal sarışın muamalesi yapıyordu sürekli. Halbuki Dilan hanım ortam kültürü olan bilgili biriydi yarışmada. Ama Erhan bey seviyesiz hakaretlerini bırakmadı.

Canan hanım gerçekten yemeky-teyizin galibi olacak bayandı. Ama kendi sırası geçtikten sonra dişlerini çıkarması, yarışmacılara siz bir şeyden anlamıyorsunuz demesi, kendini hep üstün ve kazanacak görmesi yüzünden kaybetti. Eğer daha düzgün olsaydı konuşmalarında 1. olabilirdi. Hırsınız yüzünden insanları aşağılarsanız sonuç bu şekilde karşınıza gelir.

Dilan hanım Orhan beye 7 puan verdi. İhtiyacı olduğunu düşünerek verdi. Helal olsun. İşte dürüstlük bu. Yarışma diye 5 den yukarı kimse puan vermiyordu. 1. olmak için kasıtlı olarak hep 2 puan veriyorlardı. Yarışmaktan anlamayan insanlar topluluğu işte. Bu yarışmanın bu hale gelmesi 20bin tl olan ödüldür. Show tv nin yanlış politikası yüzünden yarışma yemek üzerine değil tiyatro üzerine kurulmuş bir yarışma gibi geçiyor.

Tv kanalı bunun farkında olsa da reyting daha önemli olduğu için insanlar birbirine girmiş hiç umursamıyorlar. Halbuki 20bin tl bölünüp dağıtılsa herkes daha güzel not verir ve yarışır. Eşit dağıtılsa hele hiç bu kadar kavga tiyatrosu izlemezdik. Rantlar bu hale getirdi.

Orhan bey sempatiklik ve dürüstlükle kazandı. Nasibi bu şekildeymiş. Canan hanım kazanamadı diye çok sevindik. Kötüler kaybeder çünkü.

Apple iphone 3GS

Çarşamba, 16 Aralık 2009

Tanıtımından günümüze bir milyon adetten daha fazla satan Apple iphone 3gs kuşkusuz dünyanın en çok tercih edilen telefonu. Apple’ın 3. telefonu olan iphone 3gs’yi ,ülkemizde satışına başlayan ilk iphone modeli olan 3g’den ayıran bir takım önemli farklar var. Dikkat edebileceğiniz gibi yeni modelde bir S takısı bulunuyor ve bunun anlamı hız (speed). siyah ve beyaz renklerde satışa sunulan yeni iphone 3gs uygulamaları çok daha hızlı açıyor. Ve internette daha keyifli bir şekilde surf yapmanızı sağlıyor. Tabi ki üründe teknik farklılıklar var. Apple iphone 3g!de 8gb ve 16gb olarak sunulan depolama alanı kullanıcıların  akrşısına artık 16gb ve 32gb olarak çıkmakta.
Kamera güncellenerek 3.2mp çözünürlükte fotoğraf çekebilir hale gelmiştir. Sıradan telefon kameralarıyla karıştırmamakta fayda var; çünkü apple iphone 3gs de yer alan kamera otomatik odaklanma özelliği sayesinde istediğiniz nesnenin daha net kaydedilmesini sağlıyor. Şüphesiz kullanıcıların en çok hoşuna giden özelliklerden biri de video çekimidir.  Vga kamerası mevcut. Kaliteli çekimler yapabilirsiniz. Dilerseniz kullanıcı dostu arabirim sayesinde videonuzu düzenleyip mail atabilirsiniz.
Son olarak dijital pusula, mms desteği ve ses komutu desteğini de listeye ekleyebiliriz.

3G Teknolojisinin Zararları

Çarşamba, 16 Aralık 2009

Kurumsalseo.com R10 lida fx15 pohudey zayıflama haberi: Türkiye’ye geç gelen 3G teknolojisi kıza zamanda büyük yankı uyandırdı. GSM şirketleri reklam üzerine reklam yapıldı, kampanyalar yapıldı. Her reklamda hayatımızı kolaylaştıracağına dair bilgiler verildi. Ancak kimse demedi ki 3G sadece yararlı mı? Hiçbir zararı yok mu? Dünyada hiçbir şey mükemmel değildir. 3G teknolojisinin de getirdiği faydaların yanında zararları da vardır. İşte 3G teknolojisinin zararları.
3G teknolojisinin ilk kötü yanı ülkemize geç girmesi olmuştur. Diğer ülkeler, 3G teknolojisinin zararlarını araştırırken biz 3G teknolojisinin ne olduğunu bile bilmiyorduk. Ancak zaman geçti ve şimdi bizde zararlarını araştırıyoruz. Öncelikle 3G teknolojisi sinyaller aracılığı ile çalışmaktadır. Yani kablosuz modemler ve benzeri 3G yardımcı cihazları etrafa sinyal yayarak ve sinyalleri toplayarak çalışmaktadır. Hal böyle olunca radyasyon sıklığı çok büyük oranlara çıkmıştır.
Önceleri telefonların yaydığı küçük miktarda radyasyonu sorun eden insanlar, 3G teknolojisi ile gelen radyasyon bolluğunun farkında bile değiller. Peki 3G teknolojisi sağlığımıza zararlı diye kullanmamız mı gerekir? Yada 3G teknolojisini yerden yere vurmamız mı gerekir? Tabii ki hayır! Bir yandan 3G teknolojisinin zararlarını anlatırken bir yandan da bu teknolojinin zararlarından nasıl korunabileceğimizi inceleyeceğiz.
1. Radyasyon çocukları daha çok etkilediği için çocuğumuza ergenlik çağlarında telefon almamalıyız.
2. İnternet hayatı ile çok fazla haşır neşir olmamalıyız.
3. Cep telefonumuzu sürekli yanımızda taşımayalım. Örneğin evin veya iş yerinin bir köşesinde cep telefonu bölümünüz olsun, sadece gerektiği zamanlarda üzerinizde bulunsun.
Dediğimiz gibi teknolojilerden en çok çocuklar zarar görüyor. Bu yüzden çocuklarımızı aşırı teknolojiden uzak tutalım. Her şeyin fazlası zarar…

Yeni Asus “Unlimited” Uzun Ömürlü Batarya Serisi

Cumartesi, 12 Aralık 2009

Kurumsalseo.com R10 lida fx15 pohudey zayıflama teknoloji haberlerine Asus markası heyecan kattı. Yeni Asus Unlimited serisi dizüstü bilgisayarlar performans konusunda taviz vermeyen kullanıcılara en üstün bilgisayar deneyimi sunmak için tasarlandı. Intel Core 2 Duo SU7300 işlemcisiyle güçlendirilen bu seri,toplam performansı %33 artıran ve daha canlı grafikler için yazılım ve donanım çözümlerini bir araya getiren ASUS’un yenilikçi Turbo33 teknolojisiyle donatılmış.8 gb’ye çıkarılan DDR2 bellekle anında fark edilen performans artışı sorunsuz bir bilgisayar deneyimi yaşatıyor. Yüksek çözünürlüklü LCD ekranı ve 512 mb VRAM!e sahip NVIDIA Geforce G210M grafik kartıyla filmlerden oyunlata sorunsuz ve keyifli eğlence dünyası sunuyor. ASUS UNLIMITED Serisi notebook’lar ,Asus Graphix Boast teknolojisi kullanıyor. Batarya gücünü grafik kullanımına göre ayarlayarak pil ömrünü 12 saat gibi inanılmaz bir süreye çıkartıp kesintisiz bilgisayar keyfi yaşatıyor. Detaylı bilgi için www.asus.com.tr yi ziyaret edin.

İnsansı Robotlar kurumsalseo.com yarışmasında

Cumartesi, 12 Aralık 2009

Kurumsalseo.com olarak düzenlenen yarışmada bugün insansı robotlara yer verdik.Son 20–30 yıldır teknolojik gelişmelerin ışığında, hiçbir zekâ niteliği olmayan makinelere yapay zekâ içeren birimler eklenerek zeki makineler üretilmesinin, ekonomik bir olgu olarak olumlu sonuçlar verdiği görüldü. Bu nedenle, son yılarda zekâ düzeyi sıfırın üstünde çok sayıda ticari, askeri, vb. makineler tasarlandı ve üretildi. R10 forumlarında teknolojik haber konularında yer aldı. Bu makineler çok karmaşık (silah sistemleri)olabildiği gibi, ev işlerinde kullanılan (çamaşır yıkama makineleri) ve basit kararlar alabilen makineler de olabiliyorlar. Uygulanan zekâ düzeyini belirleyen en önemli etken, kuşkusuz ekonomik boyut. Halen büyük boyutlarda bilgi veveri depolama amaçlı sistemlerin ürün bazında uygulanabilir olduğu biliniyor. İşlem bazındaysa, gerçek zaman boyutu nedeniyle bunu söylemek kolay değil. Ancak, mekatronik makinelerin özelliği olarak algılama sistemleri boyutlarında yaygın bir uygulama olmamasının nedeni, yine bu ekonomik boyut. Algılama ve daha sonra eyleyici sistemlerinde sağlanacak ekonomik gelişmelerle daha zeki makineler üretimi yaygınlık kazanabilecek.
Son yıllarda yasanan işlemcilerin hız ve kapasitelerindeki önemli gelisim, yapay zekâ ve mekatronik alanındaki ilerlemeler, iki bacaklı yürüme mekanizmaları üzerindeki araştırmalar, bunların yanı sıra robotik görüntüleme sistemlerindeki ilerlemelerin şansı robotlar üzerinde araştırmalar yapılmasına izin verdi ve ileride bu yönde ciddi gelişmeler olabileceğini gösterdi. İnsansı robotların yapılması teknolojik gelişmelere bağlı olmakla birlikte, bunun ötesinde insan taklit edilmeye çalışıldığı için, insanın zekâ, psikolojik ve fonksiyonel olarak çözümlenmeside gerekiyor. Bu yüzden, insan beyni, psikolojisi ve anatomisi üzerinde yapılan çalışmalar insansı robotların tasarımında ve yapımında çok büyük önem taşıyor. Bu konulardaki gelişmeler, insansı robot yapımına büyük katkılarda bulundu ve bulunaya devam ediyor.

Şu anda dünyada en çok bilinen insansı robot, Honda firmasının yapmıs olduğu Asimo. Asimo, yaklasık 20 yıllık bir çalışmanın ürünüdür. Bu, insan gibi yolda yürüyebilen, basamak çıkabilen ve bir eşyayı bir yerden bir yere taşıyabilen bir robot ve insansı robotların geldiği son noktayı bizlere göstermekte. Đnsansı robotlar›n, Asimo’da olduğu gibi insan gibi görünmenin, yürümenin ve basamak çıkmanın yanı sıra, insan gibi tepki vermesi de bekleniyor. Üzüntü, sevinç, kızgınlık, şaşkınlık, mutluluk, heyecan, vb. davranışlar, artık robotlar için de kabul edilen iletişim ve davranıs biçimleri  haline gelmis bulunuyor. Robotların, bu tepkilerini karsı tarafa, insanlara ve diğer robotlara ifade etmeleri gerekiyor. Asimo, tasarımı gereği bir astronotu çağrıştırdığı için, kızma duygusu olsa bile bunu karsı tarafa belli etmesi çok zor. Aslında burada iki sorun olduğu ortaya çıkıyor. Birincisi, robotun sevinme, kızma ve sasırma gibi tepkileri hissetmesini sağlamak; diğeri de bunları karsı tarafa gösterebilmek.

MIT, Yapay Zekâ Laboratuarı’nda yapılmakta olan Kısmet adlı, ayaklar olmayan sadece kafadan olusan insansı bir robot, bu tepkileri verebiliyor.Kısmet, Asimo’dan farklı olarak insan gibi bir yüze sahip ve yüzü sayesinde de kızdığını, sevindiğini ve üzüldüğünü gösterebiliyor. Kısmet,üzerine takılmıs olan mikrofon sayesinde sesleri işitebiliyor ve kamera sayesinde çevresini görebiliyor.

Bu mikrofon ve kamera çok güçlü hesaplama gücü olan bilgisayarlara bağlı. Bu bilgisayarlarda çalışan ve yapay zekâ yöntemleri içeren denetim programları, Kısmet’in etrafında gelisen olayları algılamasını sağlıyor. Kısmet etrafındaki duruma göre ses çıkarıyor, kafasını ve kulaklarını oynatıyor, gözlerini çeviriyor, bir baska deyişle tepkisini çevresine gösteriyor Kısmet’in tepkilerinin nasıl olması gerektiği programlanırken, bir çocuğun annesine verdiği tepkilerden yola çıkılmıs ve bunda da başarılı olunmus. Aslında, insansı robotlarla ilgili son noktayı ünlü yönetmen Spielberg, Yapay Zekâ (A.I.) adlı filminde koymustu. Filmde tamamen insan görünümlü bir robot çocuk başrolü oynamıs ve hepimizi sonunda ağlatmıştı. Đnsansı robotlar üzerindeki çalışmalar daha çok uzun süre devam edeceğe benziyor, kim bilir belki Yapay Zekâ filminde olduğu gibi belki bizlerinde robot çocukları olabilecek ve çok yaramazlık yaptıkları zaman onları kapatıp sonra tekrar çalıstırabileceğiz. İnsansı robotların bu şekilde hayatımıza girmeye başlamasıyla da Asimov’un ünlü “Robot Yasaları”nın devreye girmesi gerekecek!

Kaynak: A b d ü l k a d i r Erden – S e r k a n G ü r o ğ l u

Gazoz Çetesi

Cuma, 11 Aralık 2009

Kurumsalseocom R10 lida fx15 pohudey zayıflama tvde şu haber yayınlandı: Gündemdeki konulardan biri de küçük kızların gazozlarına hap atan gazoz çetesi.Haberi ilk duyduğumda aklıma Tecavüzcü Coşkun gelmişti. Filmde o da kadınları bu şekilde kandırıyordu. İnanılması güç olsa da çetelerin yöntemi bu. Okul çıkışında kızları kafelere götürüp içeceklerine hap atıp uyutuyorlar. Daha sonra bunları bir evde toplayıp tecavüz ediyorlar ve sonrasında Suriye’ye satıyorlar. Sonrasını tahmin ediyorsunuz… İşte bu çete geçtiğimiz gün çökertilmiş. Polisimizi tebrik ediyoruz.

Peugeot Tasarım Yarışması’nda ilk 10’da bir Türk Vardı

Çarşamba, 09 Aralık 2009

Kurumsalseo.com R10 lida fx15 pohudey zayıflama haberi yayınladı.Volkswagen, Ford ve Mazda gibi dev otomotivcilere ,Türk tasarımcılar damgasını vururken, son olarak damgasını vuran 18 yasındaki Emre Hüsmen oldu. Peugeot tarafından geçtiğimiz yıl üçüncüsü düzenlenen uluslararası tasarım yarısmasında 3 bin 800 proje arasından ilk 10’a girme basarısını gösteren Emre Hüsmen’nin , finalistler arasında en genç tasarımcı olması ve tasarım konusunda hiç bir eğitim almadan bu basarıyı elde etmesi ayrı bir basarıydı. Kendisiyle internet ortamında sohbet etme imkanı buldum.

Merhaba, Emre bize kendinden biraz bahsedebilir misin?
Merhaba, 1986 Eskisehir doğumluyum. Ortaokul ve liseyi Bursa’da bitirdim. Milli Piyango Anadolu Lisesi mezunuyum. Küçük yaslardan beri çizim yapıyorum ancak Bursa’da yasadığım süre içinde otomobillere ve tasarıma olan ilgim arttı. Her gün otomobil dergileri alarak ve tasarım yaparak çizimlerimi gelistirdim. Liseden sonra, 2004 Eylül ayında ailecek Kanada’ya geldik. Burada ablamla eğitimimize devam ediyoruz. Ben bilgisayar programcılığı bölümüne basladım fakat bana göre bir bölüm olmadığı için ve Peugeot Türkiye’nin bana sağladığı destek sayesinde de Humber College endüstriyel tasarım bölümüne basvurdum. Su sıralar islemler devam ediyor. Kabul edilirsem önümüzdeki eylül ayından itibaren eğitimime bu okulda devam edeceğim.

Bu yarısmaya girdiğinde böyle bir başarı bekliyor muydun ?
Açıkçası pek umudum yoktu. Tasarımlarımı hazırladıktan sonra belki ilk 30’a girerim diye düşünmüştüm ancak ilk elemelerden sonra sonuçları görünce çok sevindim. Bu yarışmada finale kalan ilk ve tek Türk olduğum için oylamada Türkiye’den bana destek verenlerin çok olacağını umuyordum. Ve öylede oldu. Đlk 10’a girmem fazla surpriz olmadı. Bu röportaj aracılığıyla da bana destek olan herkese çok teşekkür etmek istiyorum. Umarım diğer yarısmalarda da başarılı olurum.peuget707coupe

Eskişehir’de doğdun, hayatının büyük bir bölümünü Bursa’da geçirdin ve şu anda eğitim için gittiğin Kanada’da yaşıyorsun.Türkiye’yi özlüyor musun?
Özlememek imkansız. Çünkü benim bütün hayatımın Türkiye olduğunu anladım, yani yakınlarım , arkadaşlarım herkes orada , o yüzden buraya alısmak çok zor… Hala bocalıyorum diyebilirim. Türkiye hasretiyle buranın güzelliklerinin farkına varamıyor insan. Eğitimimi tamamladıktan sonra kesinlikle Türkiye’ye geri döneceğim .

Bu yarışmadan sonra hayatın ne sekilde değişti?
Hayatımda çok köklü değişiklikler olmadı fakat kendime ve yeteneğime güvenim biraz daha arttı. Eğer eğitimini de alırsam tasarım alanında çok daha iyi işler yapabileceğimi anladım . Tasarım okulunda okumak istediğimi öğrenen Peugeot Türkiye yetkilileri de beni 1-2 Mart’ta Cenevre Autoshow’una davet ettiler. Orada bana eğitimim konusunda destek olmak istediklerini ilettiler. Onların sayesinde istediğim okula baslayacağım. Eğer başarılı bir şekilde de mezun olursam Peugeot’da staj yapma sansım olduğunu da öğrendim.

Yarısmada ilk üçe giren tasarımlar hakkında neler düşünüyorsun?
Bence hepsi güzel ve çok işlevsel tasarımlar. Estetiğin yanında sıradışı tasarım özellikleri olduğu sebebiyle de ilk üçe girdiklerini düsünüyorum . Birinci seçilen proje de şimdiye kadar hiç denenmemiş özellikleri olması sebebiyle Peugeot’nun dikkatini çekti sanırım. Simdilik kendimi skec çizimi ve photoshop programinda geliştirmeye çalısıyorum. Bunların dışında, yakında tablet ve 3d programlar da kullanmak istiyorum..
Tasarıma yeni başlayanlar için tavsiyelerin nelerdir?
Tasarım yapmak için biraz hayalgücü ve fikirleri kağıda dökmek için kalem, bilgisayar gibi araçlara ihtiyaç var. Tabi ilgilenilen konuyla ilgili cok arastırma yapmak da önemli. Çizim yeteneği olan arkadaslara bıkmadan, zaman ve yer farketmeksizin sürekli çizim yapmalarını öneririm. Hayallerini de mutlaka takip etsinler.
Çok teşekkür ediyoruz. Çalısmalarında başarılar.

kurumsalseo.com R10 lida fx15 pohudey zayıflama Arapic Popstar

Pazartesi, 07 Aralık 2009

Araplardan da popstar mı çıkar demeyin. Kurumsalseo.com R10 lida fx15 pohudey zayıflama ekibimiz araştırdı Arabistan’ın en popüler şarkıcısnın videosunu buldu :) Haberin devamında izleyebilirsiniz.


Sexy Arabic Make up popstar alaturka yarışma görünrüler
by erdogansnck

KOJENERASYON TESİSLERİNDEN NERELERDE VE NASIL YARARLANILIR?

Pazartesi, 07 Aralık 2009

Kojenerasyon Tesisleri, en gelişmiş ticari enerji üretim sistemi olarak kentsel yerleşimler ve sanayi kesiminde birçok uygulama alanı bulmaktadırlar. Avrupa ülkelerinin çoğu kojenerasyon teknolojilerini birçok farklı projede kapsamlı olarak uygulamaktadırlar.

Kojenerasyon tesisleri bir çok yönden birbirlerinden ayrılırlar. Farklılığı esas olarak projede hangi ısı formundan yararlanılacağı belirler. Tesislerin kapasiteleri projeden projeye güç ve ısı ihtiyaç miktarına ve aynı zamanda bunların aralarındaki dengeye göre değişir. Tesisin kapasitesine ve elektrik ve ısı üretiminin dengesine bağlı olarak her proje için kullanılacak türbin/motor tipleri ve kapasiteleri farklılık gösterir.

Kojenerasyon Tesisleri (kısaca Kojen Tesisleri) birçok farklı sanayide uygulama olanağı bulurlar. Bu sanayilerin genellikle enerjiye aynı zamanda hem elektrik, hem de ısı olarak ihtiyaçları vardır. Kojen Tesislerinden yararlanan birçok sanayi kuruluşunun büyük miktarlarda doymuş veya kızgın buhar ihtiyaçları bulunmaktadır. Bu tip sanayilere örnek olarak petrol rafinerileri, petrokimya kompleksleri, kimya tesisleri, tekstil boyama tesisleri, kağıt ve selülöz işleme tesisleri, ağaç işleme tesisleri, gıda üretim tesisleri, gübre tesisleri, vs. verilebilir. Bazı sanayilerin üretim hatlarında ürün kurutma maksadı ile büyük miktarlarda sıcak havaya ihtiyaçları vardır. Bu tip sanayilere tuğla üretimi, seramik veya vitrifiye üretimi örnek gösterilebilir.

Kurutma veya ısıtma maksadı ile sürekli sıcak havaya ihtiyacı olan herhangi bir sanayi dalı Kojen Tesislerinden yararlanabilir. Gıda şoklama tesisleri, soğutma tesisleri veya et, balık, tavuk veya sebze gibi gıdaların korunmasına yönelik büyük soğuk depolar gibi büyük miktarda soğuk havaya veya suya ihtiyacı olan bazı sanayiler absorbsiyon soğutuculardan yararlanabilirler. Absorbsiyon soğutucular (veya chillerler) asgari miktarda elektrik tüketerek kojen tesislerinde atık ısıdan üretilen buhar veya sıcak su vasıtasıyla soğuk su üretirler. Bu uygulama Trijenerasyon olarak ya da bazı tedarikçiler tarafından Kofrijiderasyon diye adlandırılmaktadır.

Kojen Tesisleri aynı zamanda kentsel yerleşimlerin ısıtma ve soğutma maksadı ile yaygın olarak kullanılmaktadır. Kent veya uydu yerleşimleri aynı zamanda hem elektrik hem de ısıya ihtiyaç duyarlar. Aynı zamanda bir güç ve ısı merkezi olan Kojen Tesisi tarafından bu yerleşim birimlerine hem elektrik temin edilebilir, hem de ayrı ayrı bu birimler kış döneminde ısıtılabilir ve yaz döneminde absorbsiyon soğutucularla soğutulabilir.

Kojen Tesislerinden yararlanan diğer kentsel birimler hastaneler, oteller, hipermarketler, büyük ambar ve depolar, bankalar, üniversite kampusları ve 24 saat ısıtma soğutma havalandırma isteyen büyük yapılardır.Kurumsalseo.com R10 lida fx15 pohudey zayıflama tesislerinde kurulmuştur.

GAZ TÜRBİNİ

Pazartesi, 07 Aralık 2009

Kurumsalseo.com R10 lida fx15 pohudey zayıflama haberi şöyle: Gaz Türbini bir rotor üzerine yerleştirilmiş açılı kanatlardan oluşan yüksek devirde döner tip bir makine olup büyük miktarda havayı sıkıştırıp besleyerek gaz veya sıvı yakıtı yakmak suretiyle elektrik jeneratörünü döndürmek üzere dönen bu rotordan büyük güç elde etmektedir. Gaz Türbini büyük miktarlarda yüksek sıcaklıkta egzost gazı deşarj eder, bu gazlardan bir atık ısı kazanı vasıtasıyla suyu ısıtarak buhar elde edilir. Gaz Türbinleri genelde 5,500 kW üstü güç ihtiyacında tercih edilirler. Gaz Türbininin ısıl randımanına bağlı olarak egzost gazlarından ısı üretimi çıkış gücünün 2.5 –3 katı miktarındadır.
Gaz türbini kısaca yanma ile açığa çıkan ısı enejisini mekanik enerjiye çevirmeye yarayan bir makinedir.

Resim 1.1 Gaz Türbini

Bir gaz türbini basit olarak 3 bölümden oluşur:

* Kompresör
* Yanma odası
* Türbin

Türbinin bir ucundan giren hava kompresör tarafından basıncı artırıldıktan sonra yanma odasında içine yakıt püskürtülmek suretiyle yakılır. Yanma sonucu yüksek basınç ve sıcaklığa (entalpiye) kavuşan hava türbin kanatlarına çarparak türbini döndürür.

Uçak motoru olarak kullanılan gaz türbinlerinde türbin yalnızca kompresörü çalıştıracak kadar enerji üretir ve yüksek enerjili hava (ve yanma sonucu açığa çıkan diğer gazlar) türbinden büyük bir basınç ve hızla atmosfere çıkarak uçak için gereken itme etkisini oluştururlar.

Üretilen enerji diğer uygulamalarda bir şaftı çevirmek için de kullanılır. Bu tip gaz türbinlerinde türbin bıçakları çok daha fazla sayıdadır ve türbine aktarılan kinetik enerji kompresörü çalıştırmak için gereken enerjiden çok daha fazladır. Türbinin şaftı döndürmesi ile elektrik enerjisi üretilebilir, ya da tren, gemi, hatta bazı otobüs ve tanklar hareket ettirilebilir.

Uçak motorları içten yanmalı motorlara göre düşük verimli olsa da güç/ağırlık ve güç/hacim oranları bilinen motorların en yükseği olduğu için tercih edilirler.

Gaz türbinleri için kulanılan yakıt önemli degildir önemli olan yanma odasın da yüksek basınçlı havayı elde edebilmektir.Uçak yakıtı olarak motorin tercih edilmez motorin , düşük sıcaklıklarda parafin kristallerinin oluşumu nedeniyle saydamlığını ve akışkanlığını kaybeder.Bunun yerine kerosen gibi soğukta akışkanlıgını yitirmeyen petrol ürünü tercih edilir.Gaz türbinlerinin verimini artırmak için tekrar ısıtma (reheat), eşanjör kullanma (heat exchanger) vb. kimi yöntemler kullanılabilir. Ayrıca havadan daha iyi termo-mekanik özellikleri bulunan kimi gazlar enerji üretim tesislerinde türbinleri çevirmek için kullanılabilirler.